Yapraklar - Esen Özman

YAPRAKLAR…

ANDREAS FLOURAKIS…

Ve

ANKA KUŞU GİBİ KÜLLERİNDEN DOĞMAK…

Esen ÖZMAN

 

Uzun bir aradan sonra küllerinden doğmak…

“Yapraklar” çok bekledi bende…

Tiyatroya ara verip de içe döndüğüm süreçte “Yapraklar” filizlendi içimde.

Yazar Andreas Flourakis de bekledi benimle.

Hani doğru yer ve zaman dendiği üzere.

Hayat engelleri de girdi araya.

Belki, “Yapraklar” daha da kök salsın diye.

Yazar Flourakis’i daha da tanıyayım, diğer oyunlarına da yoğunlaşayım diye.

Yunan dili de köklenince içimde, kolları sıvayınca Flourakis’in diğer oyunlarını da

çevirmeye…

Yeşillendi “Yapraklar”… Doğur beni küllerimden dercesine…

“Yapraklar” doğum-ölüm arasındaki bir nefeslik döngünün oyunu bana kalırsa.

Ana rahmine tam da göbekten bağlı…

Ana rahmi belirlemez mi o adına yaşam denen bir nefeslik süreci?

Çocukluğu, ergenliği, yetişkinliği, okunacak ya da okunmayacak okulları, aşkları,

evlilikleri belki de hastalıkları, kırgınlıkları, bozgunları?

Acılı, hüzünlü bir ilişkidir ana-çocuk arasındaki…

Ana-Kız ilişkisi bir başka çelişik yumaktır.

Evrene bırakılmış birer lekedir sanki her bir hayat.

“Uzaktan baktım da, kasaba ne kadar dingindi. Beyazlığın içinde bir leke gibi”.

“Sonra asırların içinden gelen bu hehüla hayvanlardan kopup bir lekede

kayboldum”

Böyle konuşuyor “Yapraklar”ın kadını.

Çocuklukta görsellediği kasaba imgesi olarak leke yıllar sonra cinsel bir metafora

dönüşüyor.

Bir leke belki de kavurucu yaşamları belirliyor.

Ölüm metafiziği çocukluktan bilinçaltında çalışıyor.

“Baba, ben eğer ölürsem, sen yaşamaya devam edecek misin?”

Böyle konuşuyor “Yapraklar”ın sekiz yaşındaki küçük kızı.

Anne öğütü ölene dek kulağın bir köşesinde durur:

“Büyüyünce, bir kadın olarak yalnız da kalsan korkularınla baş etmeyi

öğreneceksin.”Oyunun en derindeki leitmotifidir bu kanımca.

Oyunun kendi yorumumda imza koymak istediğim vurgu noktası ise üremeye

karşı olduğu sahnede yatar.

“Anne olmak hayatta istemediğim şeydi. Ben zaten çocuktum”

Neslini sonlandırma arzusu da çocukluğa dayalı bir lekenin sonucu olsa gerek.

Leke sanki bir kız çocuğunun kadınlığa geçiş sürecindeki “ilk kan” gibi giderek

yayılıp tüm hayatı kaplayacak olan.

“Leke yıllar içinde büyüyecek, yollara kadar yayılacak, evlerimize kadar ulaşıp

evlerimizi yiyip yutacaktı.”

Böyle söylüyor “Yapraklar”ın kadını sekiz yaşının küçük kız bilinçaltıyla.

“Yapraklar” ömür denen sürecin takviminin sayfaları sanki… Her gün birer birer

dökülen…

“Yapraklar” insanoğlunun özündeki yalnızlık olgusuna çokça vurgu yapıyor.

“Hiç dikili bir ağacım olmadı benim. Ne koca, ne çocuk, ne arkadaş, ne ev.”

“Yapraklar”ın kadını küllerinden doğsa nasıl bir başka “leke”nin izini sürerdi

bilemesek de… Ben kendi adıma uzun bir aradan sonra küllerimden doğarken

“Yapraklar”ın izini sürdüm. Bana bu yeniden doğuşu sağlayan “Yapraklar”ın

yazarı Andreas Flourakis’e teşekkürü borç bilirim.

 

“….Öyle kimsesiz kaldım ki

Öyle bomboş

Yapraklar ağladılar bana

Sonra, tıpkı bir gözyaşı gibi

Düştüler son yapraklar

Ne önceleri, ne de sonra

Hiç böyle yalnız kalmamıştım

Bu kadar

Ve kimi beklerken olmuştu

Hiç mi hiç hatırlamam.

Saçma ama bu böyle

Bir çırpıda oldu bunlar

Apansız bir yalnızlık

Belirip yolda kaybolan…”

Çeviri: HİLMİ YAVUZ

 

 

Pablo Neruda’nın “Güzde Unutulmuş” adlı şiirinin dizelerinden yankılanıyor sanki

şair, oyun yazarı Andreas Flourakis’in “Yapraklar” oyununun replikleri. Çünkü

duygular aynı, imgeler aynı: Yapraklar…

 

 

 

 

ANDREAS FLOURAKİS

Atina’da doğdu. Sinema eğitimini doğduğu kentte, tiyatro yazımı eğitimini ise

İngiltere’de (MA Writing for the Theater and Broadcast Media) yaptı. İlk kez 2001

yılında Güney Tiyatrosu (Θέατρο του Νοτου)’nda “Πίστη-İnanç” adlı oyunuyla

tiyatro dünyasına girdi. 2003 yılında Sanat Tiyatrosu (Θέατρο Τέχνης)’nun

düzenlediği “Tek kişilik oyunlar” yarışmasında dikkatleri çekti ve 2004’de

Fullbright Bursu ile oyun yazarlığı eğitmeni olarak Kansas Üniversitesi’nde çalıştı.

Yazarın “Θύλλα Της-Yapraklar” adlı oyunu ilk kez 2003 Kültür Olimpiyatı’nda

sergilenmiştir. 2006’da “ Αντιλόπες-Antiloplar” adlı oyunuyla JANUS projesi

çerçevesinde Avrupa’nın on altı başarılı tiyatro yazarı arasına girdi. 2008 yılında

hem Rodos Bölge Tiyatrosunun açtığı yarışmada, hem de Unesco-ITI tarafından

tek kişilik oyun dalında ödül aldı. “Ασκήσεις Γία Γέρα Γόνατα- İdmanlı Sağlam

Bacaklar” adlı oyunlarıyla Eurodram’da başarı sağladı.

Üç şiir kitabı, iki romanı da yayınlanmış yazarın sayısı yirmiyi aşkın oyunu

bulunmaktadır. Bunlardan bâzıları: Μπλε Μαρέν- Denizci Mavisi, Οι Μέρες Πριν

Έρθεις-Sen Gelmeden Önceki Günler, Τυφλή Εμπιστοσύνη-Güven, Μπελ Επόκ-Bel

Epok, Ζώο-Hayvan, Μήδεας Μπούρκα- Medea’nın Başörtüsü, Μήδεας

Πατούσες- Medea’nın Tabanları, Λάσσυ-Lεsi, Ελληνική Κουζίνα-Yunan Mutfağı,

Θέλω Μια Χώρα- Bir Ülke İstiyorum- (Esen Özman çevirisi ile Bir Ülke Arıyorum)…

Bir Ülke Arıyorum bir ya da pek çok oyuncu tarafından oynanabilecek,

sahnelemede görsel olanak tanıyan, anlatımı farklı bir oyundur. Amerika ve

Fransa’da sergilenmiştir. Yazarın yapıtları pek çok Avrupa diline çevrilmiş,

uluslararası festivallere davet edilmiştir. Oyunları Yunanistan’ın belli başlı

tiyatroları dışında Royal Court Theater (Londra), Tristan Bates Theater (Londra),

Maison d’Europe et d’Orient (Paris), Arnavutluk Devlet Tiyatrosu ve İspanya

Devlet Tiyatrosu (Madrid) gibi kurumlarda uluslararası platforma çıkma fırsatını

bulmuştur.

Tiyatro Yazarlığı Eğitmenliğini sürdüren Andreas Flourakis son olarak 2018-19

sezonunda öğrencisi Zeti Fitsiou’nun “Το Πείραμα-Deney” adlı oyununu Atina

Kültür Merkezi (Μέγαρο Μουσικής Αθηνών)’nde sahnelemiş ve önemli bir başarı

sağlamıştır.Oyunları yabancı dillere çevirilip yabancı ülkelerde sergilenen Flourakis son

olarak Larissa’da, Thessaliko Tiyatro’da, “Τα Αγαλματα Περιμενουν – Heykeller

Bekler” adlı oyunu Haziran 2020’de prömiyer yaptı.

Aynı sıralarda “Καλοκαιρι-Yaz” adlı şiir kitabı yayınlandı.

 

ESEN ÖZMAN

İstanbul’da doğdu. Notre Dame-de-Sion Fransız Kız Lisesini bitirdikten sonra

Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nde

eğitimini sürdürdü. 1983 yılında burayı bitirerek İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda

göreve başladı. 1985 yılında Fransız hükûmetinin verdiği bursla meslekî kariyerini

yapmak üzere Fransa’ya gitti.

Paris’te bulunduğu üç yıl süresince Sorbonne-Nouvelle Üniversitesi (Paris III)

Tiyatro Bölümü’nde mastır tezini tamamladı. Yanı sıra Paris Devlet

Konservatuarı’nda (Conservatoire National Supérieur d’Art Dramatique de Paris)

yabancı profesyonel oyuncular için bir yıllığına açılan sınıfta staj yaptı. Paris

Devlet Konservatuvarı’nın o zaman ki müdürü Jean-Pierre Miquel’in Odéon

Tiyatrosu’nda yönettiği Albert Camus’nün Doğrular adlı oyununa asiste etti. Paris

Devlet Konservatuarı’ndaki eğitmenlerinden Daniel Mesguich’in (Dönemin

Gérard-Philipe Tiyatrosu Sanat Yönetmeni) önerisi üzerine Gérard-Philipe

Tiyatrosu’nda bir yıl süreyle çalışmalara katıldı. Yunan yönetmen Andréas

Voutsinas’ın Tiyatro Stüdyo’suna devam etti. 1987 yılında Paris’te Amphi-Théâtre

Richelieu’de Jérôme Hankins’in rejisiyle G. Feydeau’nun Ayakbağı oyununda

“Viviane” rolünü Fransızca olarak Fransız ekiple oynadı.

1988’de Türkiye’ye döndükten sonra Devlet Tiyatroları’nda ve kurumunun

dışında oyunculuk ve reji çalışmalarını sürdürdü. Laurent Levy’nin yönettiği Ewa

Pokas’ın Sıcaklık adlı anlatısını oynadı.

1991-93 yılları arasında üç sezon boyunca Türkçe ve Fransızca olarak İstanbul ve

Ankara Fransız Kültür Merkezleri, BİLSAK, AKSANAT, TARIK ZAFER TUNAYA Kültür

ve Sanat Merkezi’nde ve Paris’te MANDAPA Sanat Merkezi’nde tek kişilik oyun

olarak sergiledi.

Nedim Gürsel’in öykülerinden uyarlayarak yönettiği ve oynadığı İlk Kadın

Fransızca olarak AKSANAT, Türkçe versiyonu ile 1994-95 sezonunda İstanbul

Devlet Tiyatrosu’nda sergilendi.

Bağlı olduğu kurumun dışında yaptığı rejilerden başka, Devlet Tiyatroları’nda şu

çalışmalara imza atmıştır:

Masal Bahçesi - Ali Taygun (1990-91-92) ve İlk KadınNedim Gürsel’in öykülerinden oyunlaştırma (1995) İstanbul Devlet Tiyatrosu,

Ateşli Sabır - Antonio Skarmeta (1998-99) Antalya Devlet Tiyatrosu, Ateşli Sabır

(2000-2001) Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, Olağanüstü Bir Gece - Jérôme Chodorov

(2003-2004) Adana Devlet Tiyatrosu, Söz Veriyorum - Alexei Arbuzov (2005-2006)

Erzurum Devlet Tiyatrosu, Akıl Defteri - Jean-Claude Carrière (2008-2009) Bursa

Devlet Tiyatrosu, Dört Köşe Dünya (Kuartet) - György Spiro (2009-2010) Antalya

Devlet Tiyatrosu, Yazılıkaya - Sevgi Sanlı (2009-2010) Bursa Devlet Tiyatrosu, Otel

Plaza’da Bir Oda - NeilSimon (2012-2013) Erzurum Devlet Tiyatrosu, Kahraman

Şey - Taner Çelik (2013-2014) Antalya Devlet Tiyatrosu

1989-91 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı

ve Marmara Üniversitesi’nde eğitmenlik yaptı. 2001 yılında kendi isteği ile

Antalya Devlet Tiyatrosu’na tayin oldu. Burada 2001-2003 sezonlarında Kafesten

Bir Kuş Uçtu-Guguk Kuşu adlı oyunda Hemşire Ratched rolü ile göreve başlayan

sanatçı sonraki sezonlarda Notre Dame’ın Kanburu oyununda Gudule, Dario

Fo’nun Kadın Oyunları’nda Psikolog, İşçi Kadın, Ulrike Meinhoff, İbsen’in Yaban

Ördeği oyununda Gina, 7 Kadın adlı müzikalde Michelle Bennett rollerini oynadı.

Oyunculuk ve reji çalışmalarının yanı sıra oyun çevirileri de yapmaktadır.

Fransızcadan çevirisini yaptığı tiyatro oyunları: Dostoyevski’nin Karısı-Edvard

Radzinski, Haber Meleği-Alberto Moravia, Sıcaklık-Ewa Pokas, Yitik Ezgi-Giuseppe

Berto, Annem Denizi İlk Kez Ellisinde Gördü-Denise Chalem (Mitos-Boyut),

Boris Davidovich’in Mezarı-Danilo Kiş, Akıl Defteri-Jean-ClaudeCarrière (MitosBoyut), Leningrad Kuşatması (Sonsuz Öykü) - JoséSanchisSinisterra (Mitos-Boyut),

Masanın Altında-Roland Topor (Mitos-Boyut), Yarın Ola, Hayr’Ola-DeniseChalem

(Mitos-Boyut), GiordanoBruno-Erhan Gökgücü (Türkçe’ den Fransızca’ya), Sefiller

-Victor Hugo (Remzi Kitabevi), Yapraklar-Andreas Flourakis (Bu çalışma

EURODRAM 2019 Yunanca’dan Türkçe’ye Oyun çevirisi ödülü almıştır). Yunanca

aslından çevirdiği diğer oyunlar: Bir Ülke Arıyorum – Andreas Flourakis,

Medea’nın Başörtüsü – Andreas Flourakis (Mitos Boyut).

Mitos-Boyut Yayınları tarafından hayata geçmiş iki kitabı bulunmaktadır: “Sahne

Tozu”-2005, “Sahne Işığı”-2015.

 

Süre: 70' tek perde