Persona - Tiyatro Öteki Hayatlar


Ingmar Bergman’ın 1966 tarihli başyapıtından sahneye uyarla-dığımız Persona, iki karakter arasındaki sürekli kimlik çatış-masını konu alır. Teki bir akşam performans sırasında aniden susan ve bir daha da konuşmayı reddeden bir tiyatro oyuncusu, öteki de ona bakmakla görevli genç bir hemşiredir.

Biri hiç konuşmayan, diğeriyse neredeyse hiç susmayan bu iki kadın arasında zamanla özel bir bağ kurulur. Yaşadıkları fark-lı yaşamların derinindeki ortak noktaları sezdikçe gitgide kimliklerinin birbirine karıştığı, rollerinin sınırlarının bulanıklaştığı bir oyunun içine doğru sürüklenirler. Konuşan ve dinleyen rolleri muğlaklaştıkça karakterlerin bu bağdan bek-lentileri de değişir.

Sınırların bulanıklığı yalnızca rollerle kısıtlanmaz: önce ve sonra, gerçek ve hayal de giderek birbirine karışır.

Bu süreç içerisinde bir yandan dilin toplumsal ve bireysel ilişkilerdeki yeri, öte yandan bireyin ilişkilerde hangi kimlik-lerle bulunduğu, bunu nasıl ifade ettiği ve nereye kadar gitmeye cüret edebileceği sorgulanmaktadır.

Tiyatro Öteki Hayatlar, 2018 yılında tüm dünyada doğumunun 100. yılı kutlanmakta olan ünlü İsveçli sinema ve tiyatro yönetmeni Ingmar Bergman’ın ölümsüz eserini sahneye taşıyor. ‘Öteki’ hayatların peşinden koşan grup bu projede de empati kavramını merkeze alıyor; ama bunu yaparken aynı zamanda da tiyatronun biçimsel katkılarını mümkün olduğunca sürece dahil ediyor.

Birey, sosyal sınıfından bağımsız olarak, içinde bulunduğu toplumun kendisine dayattığı kaderin dışına çıkma isteğini, tüm maskelerinden arınarak mı, yoksa yeni bir maskeyle mi gerçek-leştirir?

Peki bu süreçte ‘öteki’nin yeri neresidir? Ya da dilin?

Dilin ve performatif gerekliliklerin güçlü bir estetikle sınandığı ve zamansız bir eser olan Persona, seyircisine alter-natif bir deneyim vadederken, ondan seyir boyunca farklı bakış açılarından bakmasını bekliyor.