Murat Erşen - Ortaklık

Bir Toplumda Ortaklığı Kuran Nedir?

 

İnsanların sosyal varlıklar olup olmadığı, insanların nasıl bir arada yaşayacağı en baştan beri felsefenin temel sorularından biri olmuştur. Hem Bir'in ve Çok'un hem de birleştirici küreselleşme ile süreğen çoğulculuğun dünyasında, faşizan eğilimlerin ve popülizmin yükselişte olduğu siyasal bir iklimde ortaklık meselesi, ortaklık ve toplum gerilimi yine siyaset felsefesi sahnesindeki güncel tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Ortaklık, güçlerini ortak bir düşmana yönelterek kendini kendi iç şiddetine karşı koruyacaktır, düşmanın yokluğunda ise kendi öz bölünüşüne göğüs germek zorundadır. Başka bir deyişle, bağışıklık sistemi kendi bedenine saldırır. Ama bağışıklık sisteminin reaksiyonu aniden ortaya çıkan, yeni ya da öngörülmemiş bir olay değildir. Tetiklenmesinin sebebi daha kökeninden itibaren bir enfeksiyonun olmasıdır. Başka bir şey alerji yaratır. Kendine özgü, özbeöz/temiz (propre) olarak yaşantılanan şey tehdit edilmektedir. Görünüşte dokunulmamış olan şey ya da varlık zaten hep özbeöz, kendine has ve temiz olmaktan uzaktır (impropre). Öyleyse onu kurban etmek gerekir. Tek bir kaynak kendine karşı dönerek bölünür. Aşina, tanıdık, güven verici olan, aidiyet ile kökünden kopuşun ayrılmaz olduğu bir kendi özünün yitirilmesi, dışsallaşması, müsadere edilmesi hareketinin tesiri altında kalır. Bu mekanizma Bir ne zaman kendini öne sürse ve tesis etse işlemeye başlar, yarattığı şiddet tüm ortaklığı kemirir.

Söz konusu olan her seferinde bir ortaklıkta pathos'un eksikliği ya da fazlalığıdır. Coşku ya da duygu toplumu hiçbir sağlam bağ oluşturmaz Bu ortaklık biçimleri geçici kaynaşmalardan başka bir şey gerçekleştirmez ve insanlar arasında hiçbir gerçek yükümlülük yaratmaz. Hiçbir geleceğin taahhüdünü de vermez. Bir değişim vaadine ya da bir eylem gücüne beden vermez.

Öyleyse yeniden "ortaklıktan bize ne kaldı?" sorusunu sormak ve ortaklığın ortak "olanı"nı masaya yatırmak, toplumu bir arada tutan pathosu araştırmak, yeni bir etik ve politik özne icat etmek, insanları bir araya getirecek bir biçim tasavvur etmek, birlikte-olmanın temelini, ne bizle ne de biz-olmayanla bir olan bir Ben'in ortaya çıkışının koşulunu aramak zorundayız.

 

Bu seminer dizisinde söz konusu çerçevede aşağıdaki düşünürlerle sınırlı olmak üzere Ortaklık sorusu düşünceye açılacak, düşünülmeye çalışılacaktır.

 

Özdeşim, yabancılaşma, otantik ben (Rogozonski'nin Lacan ve Heidegger Eleştirisi)

Kendine özgü olan (Rousseau)

Toplumsal olmayan toplumsallaşabilirlik (Kant)

Ortaklığın Simgesel Kuruluşu (Freud-Girard)

Sempatinin doğası ve biçimleri (Max Scheler)

Soğuk Temas (Tönnies-Plesner-Lethem)

İşlemeyen Ortaklık (Blanchot-Jean-Luc Nancy)

Kendine saldıran bağışıklık sistemi (Agamben-Derrida- Esposito)

 

 

Murat Erşen

 

Strasbourg 2 Marc Bloch Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesi’nde felsefe alanında lisans ve yüksek lisans yaptı. Halen Lyon 3'te felsefe doktora çalışmasına devam ediyor. Monokl Yayınevi’nin kuruluşunda yer aldı. Yıldız Teknik, Doğuş ve İstanbul üniversitelerinde misafir öğretim görevlisi olarak dersler verdi. Fransızca ve İngilizceden yaklaşık altmış kitabı ve birçok makaleyi Türkçeye çevirmesinin yanı sıra pek çok felsefe ve edebiyat yapıtını da yayıma hazırladı. Çeşitli yayınevleri için çevirmenlik, editörlük ve danışmanlık faaliyetini sürdürüyor.

Çevirdiği bazı isimler: A. Badiou, J.-L. Nancy, J. Lacan, J. Derrida, Jean-luc Marion, J.-D Nasio, Felix Guattari, Leo Strauss, M. Lazzarato, Pierre Hadot, E. Cioran, Spinoza, Descartes, Pascal, Luc Ferry, Oscar Wilde, M. Duras, M. Proust

Yayına hazırladığı bazı isimler: G. Agamben, M. Blanchot, A.Negri, V. Jankelevitch, Christian Bobin

 

 

 

Murat Erşen’le ‘’ortaklık’’ seminerinin tarih, saat ve fiyat bilgileri:

Başlama tarihi ve saati: 8 nisan 2019 / 19.00-22.00 (8 hafta her pazartesi)

Fiyat: Tam 240TL, öğrenci 160TL, tek ders ücreti tam 40TL, öğrenci 30TL