Cana Bostan - Yaramazlığa Övgü

I. “Kambur Adamcık”: Sürreal Dağınıklık

II. “Mummerehlen”: Adlandırılanın Yasları

III. Doğurmanın Esrikliği: Bachofen Okumaları

 

 

Tarihçi Philippe Aries’in Çocukluğun Yüzyılları eserine yöneltilen en dikkat çekici eleştirilerden biri şudur: “Aries yanılıyor ama ilham veren bir şekilde yanılıyor.” Benjamin için de dili ve dünyayı bu poetik yanılgılarla deneyimlemenin bir tarzıdır çocukluk. Her türden beceriksizlik, bu mutlak geçmişte, geleceğin tüm kutuplarından görünecek görkemli bir anıta nakşolur. Yanlış anlamalardan, eksik işitmelerden, söylenemeyen sözcüklerden kurulu bir dil, her an sakarlıkla yitirilebilecek bir dünyanın sınırlarını düzenler. Yalnızca uzuvlarla erişilebilen mesafelerdeki değil, tüm duyumsama alanındaki nesneler, işlevlerinden arındırılarak birer oyuncağa dönüştürülür. Burada yaramazlık, eşyayı işe “yaramaz” kılan eylemler bütünüdür. Çocukluğun düşünsel kudreti de, bu bağlamda, ekonominin terimlerine kayıtlı başarı kavrayışının a priori reddinde saklıdır. Çocuğu yönetilebilir bir varlık olarak gören burjuva pedagojisini ya da resmi pedagojileri harekete geçiren de bu reddir; buna göre çocuk, eksikliklerin ebedi tekrarının insafına terk edilemez. Çocuğun “çocukluktan” kurtarılması buyruğu, evrenin benzerlik ilişkileriyle katedilmesini mümkün kılan mimetik yetiyi, makbul yetişkinliğe asimilasyon için işletir. Böylece eğitim, tekrar karşısında duyulan felsefi hayreti, sıkılmanın formasyonuyla baskılar. 1900’lerin Başında Berlin’de Çocukluk’la örtüşen “Büyültmeler” başlıklı çocukluğa hasredilmiş denemelerde de, insansılığın kök-fenomeni olan çocukluğun hikmetini, yetişkinler dünyasında canlandırma deneylerine girişir Benjamin. Komünist bir pedagojinin imkânından, çocuk tiyatrosu programına, unutulmuş çocuk kitaplarından, eski oyuncaklara uzanan bir çerçevede, gelecekte yazılacak Marksist, diyalektik bir proleter çocuk antropolojisine önsöz hazırlar. Benjamin’in refleksiyonu, çocukluğa doğru psikanalitik bir “iniş”ten ya da arkeolojik bir kazıdan ziyade, gayri-iradi hatırlamaların örgütlenişi biçiminde tarif edilebilir. Böylesi bir siyaset teklifi, zamansal bir sapmayı tetikleyebilir mi; seminerde bu soruyu üç ayrı başlık altında inceleyeceğiz.

 

18 Haziran - 2 Temmuz

3 Hafta perşembe saat:19.30-22.00

Tek Ders Öğrenci:20 Tam: 30 tl

Kayıt için: [email protected]

 whatsApp: 02163305801