Cana Bostan - PROUST’UN ÜÇ YAZISI ONLİNE SEMİNER

 

 

1. Ruskin Çevirileri (Okuma Günleri)- 12 Kasım

(…)Aldanışın iki farklı düzeyi söz konusudur burada; Proust’ta çoğunlukla gerçeği erteleyen zamansal bir sapma olarak tüm performatif işleyişiyle birlikte beliren yalan, Ruskin’de kolektif bir sözleşme biçiminde açığa çıkar. Ruskin bu ayrımcı sözleşmeleri tarihsel bir zorunluluk olarak kavrarken, Proust, Ruskin aracılığıyla, söz konusu sözleşmelerin kudretini tanısa da, poetik biçimler altındaki bir siyasal bilinçle, bu sözleşmelerle dayatılan kimlik inşasına karşı durur. Öte yandan, eşcinsellik, kadınsılık, hastalık, Yahudilik ya da sınıfsal konum, hiçbir verili kimlik, Proust’u ırksal, ulusal, sınıfsal ya da cinsel sözleşmelerin yükümlülüğünden kolayca azat etmemiştir; Proust’un öteki’si daima öteki olmaya direnç gösterir. Yerleşik anlatıları inkâr ederken karşı-hafızanın anlatılarıyla da uyuşmayan bu tutum, imtiyazlı konumların toptan reddine vesile olur; bu anlamda Proustyen hafıza hem egemen tarihin gasplarına karşı kendini savunur hem de endüstrileşip sosyal sermayeye dönüşmez. Öyleyse yalan, dilin yerleşik semantik düzeneğini eğiten bir unsurdur Proust’ta; Ruskin çevirilerinde uyguladığı, sözcüklerin anlamlarını genişletme yöntemini, romandaki üslubunun bütününde kullanmıştır. Yalan, anlamı, yanlış anlamalara, eksik işitmelere veya unutuştan doğan kayıplara açar. Ayrıca, dile gelerek ya da dilden esirgenerek söylenen her yalanın totemik bir yanı vardır Proust için, sanki gerçekliği kuran şey hafızanın bu büyülenişiymiş gibi.

 

 

2. Pastişleri (Lemoine Vakası)- 17 Kasım

Pastişlerini sergilemek için sahteliğin gerçeklik içindeki en radikal temsili kabul edilebilecek bir vakayı, bir dolandırıcılık skandalını temel alır. Bu, 1908’de Fransa’da yaşanan meşhur Lemoine vakasıdır: Henri Lemoine, kömürden elmas üretebileceği iddiasıyla De Beers elmas şirketini iki milyon frank dolandırmıştır. Proust da bu haberden esinlenerek novellası Lemoine Vakası’nı yazar. (…) Eser, aldanışın alegorik bir anlatımıdır; gerçekliği hileyle kat etmeye kalkışanların, gerçeklerden mahrum kalışının hikâyesidir. Bu bağlamda, sahtelik, sahici olanın kopyalanmasından kaynaklanmaz Proust’un yazısında, aksine, gerçekliği, yadırgatıcı biçimiyle açığa çıkarır. Pastişleriyle içinden geçtiği her yazarı gülünç hale getirir ama sinik bir tarz da benimsemez, bir ağırlığı yumuşatıp ehlileştirmez. Böylece okurunu, tanınmış yazarların üslubuna yabancılaştırırken, kendi sesini de onlara âşina bir yakınlığa taşımış olur.

 

 

3. Romanı (Kayıp Zamanın İzinde) – 26 Kasım

Bilinçdışının jestleriyle, darbelerle, bedenin –uykuda, okurken, rüyada– bükülmeleriyle belirginleşen, uzuvlara kayıtlı ve yerleşik biçimlere direnen bir hafızadır bu, dolayısıyla da her tür anıtlaştırma hamlesine mesafelidir. Hattâ Proust’un konu ettiği Reims Katedrali, Combray Kilisesi ya da aziz heykelleri gibi anıtlar bile ancak yıkıntılarıyla/yıkılmışlıklarıyla romana dâhil olmuştur. Ruskin’in aksine Proust’un taşları kırılgandır, metinlerinin gerçeklik ufku da gücünü bu kırılganlıktan alır; Proustyen hafıza birbirini inkâr eden hatıralarla örülüdür.

 

 

*Seminerlerin tanıtım metinleri Marcel Proust’un Okuma Günleri için yazdığım önsözden alınmıştır. (bkz. M. Proust, Okuma Günleri, s. 7- 31, Doğu Batı Yayınları, Kasım- 2020.)

 

 

Cana Bostan

 

Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu. “Marcel Proust’tan Walter Benjamin’e Sanat Hafıza İlişkisi” başlıklı doktora tez çalışmasına Ege Üniversitesi Sistematik Felsefe ve Mantık kürsüsünde devam ediyor. 2015- 2017 yılları arasında Paris I Panthéon- Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde araştırmacı olarak bulundu ve Sorbonne Çağdaş Felsefe Merkezinde Walter Benjamin’in Pasajlar çalışmasıyla ilgili incelemeler yaptı. 2018’de İthaki Yayınları’nca hazırlanan Dar Kapıdaki Mesih: Walter Benjamin’in Politik Felsefesi kitabına “Tanınmayan Kızkardeşler: Walter Benjamin’de Ezoterizm” başlıklı yazısıyla katkıda bulundu. Carl Schmitt’in Benjamin’e yanıtını da içeren Hamlet ya da Hekuba eserini Türkçe’ye çevirdi. Stéphane Mosès’in Tarih Meleği: Benjamin, Rosenzweig, Scholem eserinden (Murat Erşen ile birlikte) yaptığı çeviri Gazete Duvar’da yayımlandı. Almanya’da Mattes Yayınlarının derlediği Psychopathologie - Gestern, Heute, Morgen başlıklı kitaba Türkiye’de Jaspers’in alımlanışı hakkında bir makale hazırladı. Cogito, Felsefelogos, Ayrıntı Dergi, Arka Kapak, K24 gibi yayınlarda, hafıza, deneyim ve tarih kavramlarını kateden temalarda metinleri yayımlandı. Bazı yazılarından başlıklar şöyle: “Dokunma Rejimi: Kırılganlık, Yaralanabilirlik, Duyarlılık”; “Totem Ağacının İzinde: Freud Okuru Benjamin”; “Pasajlar'ın Paraları: Cehennemin Cephe Mimarisi”; “Nekro-İktidarın İmgeleri: Abluka”; “Hatırlayan(ın) Zaman(ı): Dil Deneyimi Olarak Çocukluk”; “Ebedi Eksiğin İkamesi: Of Not Being a Kurd”.

 

 

Başlama tarihi ve saati: 12 Kasım 2020 / 20.00-22.00

Fiyat: 3 ders tam 150TL, 3 ders öğrenci 75TL

*Kayıtlar 3 ders üzerinden alınacak, tek ders katılım olmayacaktır.