Zihinsel Koleksiyonlar - Aslı Kotaman

 

 

“Ancak sınanmış bir hayat yaşamaya değerdir, Sokrates”

 

Bu 8 haftalık derste amacımız, bazı temel kavramları merkeze alarak gündelik hayatın çıkmazlarını felsefe ile ve felsefenin ışığında sanatla, sinemayla anlamaya çalışmak.

Felsefi metinlere ilgi duyan, edebiyat seven, filmlerin gizemli dünyasını merak eden, resimlerin sinema üzerindeki etkisinden büyülenen, insanı anlamak için toplumu, toplumu anlamak için insanı anlamak gerektiğine inanan herkes seminerimize davetlidir.

Kader, aşk ve ilişkiler, hatırlamak, unutmak, acı çekmek, yas tutmak, mutluluk gibi temel kavramları merkeze alarak sorular sormayı amaçlıyoruz. Kariyer kaygılarını, özgüven kaygılarını, toplum tarafından yeterince kabul görmemeyi masaya yatırıyoruz. Örneğin neden bu kadar çok alışveriş meraklısıyız? İçimizdeki hangi boşluğu mağazalardan aldıklarımızla doldurmaya çalışıyoruz. Satın aldıklarımızla mutlu olabilir miyiz? Epikuros bizi dinlese ne parayla mutlu olabilirsiniz ne parasızken derdi. Çaresi nedir?

 

 

1. Kayıplar ve umutlar: Seneca'ya göre asıl bilgeliğin, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmenin gerektiği düşüncesi kaybettiklerimize çare olur muydu? Cevap ararken bulamamak can acıtır ama öyle zamanlarda Epokhe demeyi bilmek gerekir. Pyrthoncular cevabını bilmedikleri ya da cevaptan kaçındıkları ve kendileriyle soruyla üzmek istemedikleri her önermeye bu yanıtı veriyordu: Epokhe. Çünkü Edip Cansever “öyle sevdalar vardır biter biter başlar” der. Yanıtları bilmemek umut olabilir mi?

 

 

2. Unutma ve hatırlama üzerine: Mitolojideki Lethe’yi bilir misiniz? Unutuşun nehri Lethe, acılarınızı suyla beraber temizler, götürür ama bir bedel karşılığında. Acılar giderken, anılar da gider. İyi ve güzel ne varsa hepsi suya karışır. Unuturken neyi unutacağınızı seçmenize izin yoktur. Anılarımız bizi biz yapar, onları iyi ya da kötü diye ayırmak nasıl mümkün olabilir ki? Sil Baştan filmi üzerinden tartışma.

 

 

3. Kaygı ve mutluluk: Epikuros'un paramız olsa da dostlarımız, özgürlüğümüz yoksa ve yaşadığımız hayat üzerine inceden inceye kafa yormuyorsak asla gerçek anlamda mutlu olamayacağımızı ama bütün bunlara sahipsek ve paramız yoksa, o zaman da asla mutsuz olmayacağımıza olan düşüncesi size ne ifade ediyor? Nasıl ve neden mutlu oluruz? Toprağın Tuzu, Anomalisa, Muhteşem Güzellik, Toni Erdman ve Kaptan Fantastik filmleri üzerinden tartışma.

 

 

4. Kader: Augustinus, “insana düşen olacakları oturup beklemektir” der.Amelie filkahve falları, Zulu dili, kader tanrıçaları Mira ve Moira, ressam Edward Hopper üzerine bir tartışma.

 

 

5. Ertelemek mi? Beklemek mi?: Bir şey gerçekten onu beklediğinde mi daha değerli olur. Kafka, Milena’dan aylarca beklediği mektupları bu yüzden mi açmaz?Hegel, “bilgeliği anlamanın yolu olup bitenlere uzaktan bakmayı başarana kadar beklemektir” derken ne demek ister?

 

 

6. Görünür olma üzerine, sosyal medyada yeni benlik inşası: Modigliani’nin resimleri, Freud’un çalışma odası, Picasso ve Üç Dansçı resmi, Barthes ve Sontag’ın “görüntü” üzerine fikirleri, Truman Show filmi, Black Mirror dizisi ve Montaigne tartışmanın belkemiğini oluşturuyor.

 

 

7. Yolculuklar ve uzakları özlemek: ara Kitap’ta Galip, Rüya’yı ve Celal’i ararken kendini bulmuyor muydu? Aslında insanın zaferinin gitmekte değil ama kalmakta olduğunu söyleyen Botton haksız mıydı? Aslında çare hiç gitmek olmadı, her zaman kalmaktı. Çare kaldığın yeri kaçmamak üzere inşa etmekti. Ancak kabul etmeli, uzaklar yine de büyülü. Alice Kentlerde filmi üzerinden tartışma.

 

 

8. Zihinsel koleksiyonlar: Tüm tartıştıklarımız bir zihinsel koleksiyon oluşturabilir mi? Ölü Ozanlar Derneği’nde öğretmenimiz ne diyordu; “anı yaşayın çocuklar, yaşadığınız güne sıkıca tutunursanız olağanüstü hayatlar yaşarsınız”. Montaigne “Denemeler” isimli eserinde “ben dans ettiğim zaman, dans ediyorum; uyuduğum zaman, uyuyorum” yazıyordu. Kulağa basit gibi gelse de iş bunu yapmaya gelince bundan zoru yok. Zen ustaları bir ya da birkaç ömrü sadece bunu öğrenmekle geçiriyor. Keisaku denilen bu sopa meditasyon yapanların bütün dikkatlerini anda toplamaları için kullanılırmış. Mutluluk için kendimize birinci ders; anda kalmalı. Peki ikinci ders ne ola?

 

 

 

Doç. Dr. ASLI KOTAMAN

Marmara Üniversitesi İletişim Bölümü lisans, Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği Bölümü Yüksek Lisans, Radyo Televizyon Sinema Bölümü’nde doktora çalışmalarını tamamlayan Kotaman, 2013 yılında Doçent oldu. Beykent Üniversitesi'nde Medya ve İletişim Bölüm Başkanı olarak devam ettiği akademik kariyeri sırasında pek çok bilimsel kuruluşta aktif üye olarak görev almış, onlarca makalesi ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmıştır.

Akademik çalışmalarının yanı sıra ağırlıklı olarak organizasyonel gelişim, kurum kültürü ve kişisel gelişim eğitimleri vermiş olan Kotaman, eğitimde yeni yöntemler denemekten kaçınmaz. Sosyoloji, edebiyat, psikoloji ve felsefeye duyduğu ilgi verdiği dersleri şekillendirdi.

“Mutlu insan ruhunu da doyurabilen insandır” felsefesinden yola çıkarak gündelik hayatı daha iyi anlamamıza yardım eden Kotaman, “Zihinsel Koleksiyonlar” atölye çalışmaları ile bilgi ve deneyimlerini yeni kişilerle paylaşmaktan mutluluk duyuyor.

 

 

 

Aslı Kotaman’la ‘’zihinsel koleksiyonlar’’ semineri’nin tarih, saat ve fiyat bilgileri:

 

Başlama tarihi ve saati: 10 ekim 2018 / 19.30-22.00 (8 hafta her çarşamba)

 

Fiyat: Tam 240TL, öğrenci 160TL, tek ders ücreti tam 40TL, öğrenci 30TL